BİR FESTİVAL BELGESELİ: BİR GAZETECİNİN ÖLDÜRÜLÜŞÜ (THE KILLING OF A JOURNALİST)

bu belgesel film, ülkesindeki yolsuzluğu araştıran gazeteci(jan kuciak) ve nişanlısının(martina kusnirova) tam düğün arifesindeyken yolsuzluğu yapanlar tarafından organize bir şekilde öldürülmesini konu alıyor.

bir akşamüstü otururken sinemada hangi filmler varmış bir bakayım dedim. ankara sinema derneği'nin gerçekleştirdiği gezici film festivali kapsamında filmler olduğunu farkettim ve hemen bilet almaya koyuldum. bu belgesel film dikkatimi çekti, alayım dedim. bir baktım ki sadece tek bir bilet kalmış. neredeyse festivalin son filminin son biletini ancak alabildim. görünen o ki biletler yok satmış. bu güzel bir şeydi, demek ki bu ülkede festival filmlerine bir ilgi var.

gittiğim bu belgesel film, tüyler ürperticiydi. böyle olaylar çoğunlukla malum ülkelerde olur ve baya baya içselleştirilmiş bir durumdadır, avrupada güç yaşanır diyen bana bir kamyon gibi çarptı. tek farkı bu olaylar orada içselleştirilmemişti ve bu güzeldi.

filmin orijinal adı, the killing of a journalist, türkçe adı ise bir gazetecinin öldürülüşü.

yönetmeni, matt sarnecki.

çankaya belediyesi doğan taşdelen sanatlar merkezi’nde bulunan sinema salonunda yerimi aldım ve beklemeye koyuldum. reklamsız, sansürsüz, efektsiz bir şekilde başlayıverdi bir gazetecinin öldürülüşü, ilk andan itibaren belgeselleri çok seven beni içine çekti. her şey çarpıcıydı.

yok artık diyeceğimiz şeyler o dönem slovakya'da yaşanmış. yolsuzluk, komplolar, bin bir çeşit suçlar, kirli ilişkiler... halının neresini kaldırsan altından bir pislik yumağı çıkıyor derecesinde.

gazeteci, bu tüm pislikleri ortaya çıkarmaya ve yumağı çözmeye çalışıyorken yolsuzluğun tepesinde olduğu düşünülen kişiden(marian kocner) aba altından sopa gösterme niteliğinde bir tehdit alıyor. 

tehdit almasına rağmen gazeteci yolsuzlukların üzerine gitmekten vazgeçmiyor. ve sonrasında bir suikaste kurban gidiyor. bu cinayet slovakya ülkesinin tarihindeki ilk gazeteci cinayeti oluyor. halk ayaklanıyor, on binlerce insan meydanlarda toplanıyor ve sonrasında gazetecinin başlattığı bu süreç ülkede devrim niteliğinde olaylara sebep oluyor. aralarında başbakanın(robert fico), içişleri bakanının(robert kalinak), emniyet genel müdürünün(tibor gaspar) de bulunduğu istifalar bir bir gerçekleşiyor ve ağır aksak giden soruşturmalar, hızlanmaya başlıyor. hükümetin çürümüşlüğü, yolsuzluklar, kirli ilişkiler, komplolar bir bir ortaya seriliyor.

fakat açılan davalar sonucunda en azından filmin sonuna kadar asıl zanlı görünen kişi bu cinayetten ötürü tutuklanamıyor.

görüntülerin ve karakterlerin tamamıyla gerçek olduğu bu belgesel filmdeki davalar sanırım hala slovakya ülkesinde devam ediyor. belgeseldeki olayların aydınlanması ve bu belgeselin 2.si niteliğindeki belgeselin çıkmasını dört gözle bekliyor olacağım.