HANGİ SİYASET?

Benim siyasal ve düşünsel pusulam net!

Çağdaşlığı, bilimi, zamanı yakalamayı ve sürekli ilerlemeyi esas alırım. Bu yaklaşım bir ideoloji tercihi olmaktan çok, aklın ve hayatın dayattığı bir zorunluluktur. Dünya yerinde durmazken, toplumların geriye bakarak ilerlemesi mümkün değildir.

Bu doğrultuda Türk milletini merkeze alırım. Milletin refahını, bölünmez bütünlüğünü ve onurlu geleceğini öncelemeyen hiçbir söylemi dikkate almam. Siyaseti; hamaset, korku ya da geçmişe öykünme üzerinden değil, ilerleme ve gerçeklik üzerinden okurum.

Bu nedenle, çağdaşlık, bilim, akıl ve zamanın ruhunu yakalama yönünde söylemler üreten siyasetçileri dikkate alırım. Aksi yönde hareket edenleri ise meşru görmem; onları eleştirir, karşı dururum. Çünkü geriye doğru atılan her adım, yalnızca bugünü değil, geleceği de karartır.

İlerleme ve zamanın ruhunu yakalamanın durumu nettir. Zamanın ruhunu yakalamaya çalışan, yeniyi tartışan, bilimsel düşünceyi savunan her söylemin özgürce ifade edilmesini desteklerim. Özgürlük; toplumu ileriye taşıyan fikirler için vardır.

Buna karşılık gerici, ilkel ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı bölücü söylemler söyleyenler karşısında muhafazakâr bir duruş sergilerim. Çünkü muhafaza edilmesi gereken şey; akıl, birlik, ortak gelecek ve toplumsal ilerlemedir. Geriye çekilmek değil.

Bu çizgide tarihsel bir gerçek vardır:

Bu topraklarda çağdaşlaşma, ilerleme ve zamanın ruhunu yakalama konusunda en büyük dönüşümü gerçekleştirmiş siyasetçi Mustafa Kemal Atatürk’tür. O, sadece bir asker ya da devlet kurucusu değil; aklı rehber alan, bilimi yol gösterici kabul eden, milletini çağdaş dünyayla eşitlemeyi hedefleyen bir liderdir.

Atatürk’ün değeri, geçmişte yaptıklarıyla sınırlı değildir. Onun asıl büyüklüğü, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan bir ilerleme vizyonu bırakmış olmasındadır. Akıl, bilim, laiklik, ulusal birlik ve çağdaşlaşma… Bunlar bir dönemin değil, her dönemin ihtiyaçlarıdır.

Sonuç olarak;

Ben tarafımı geçmişin karanlığından değil, geleceğin aydınlığından yana seçiyorum.

Geriye değil ileriye, dogmaya değil bilime, korkuya değil zamanın ruhuna bakıyorum.

Ve bu çizgide yürürken, pusulam hâlâ aynı yönü gösteriyor:

Çağdaş, bağımsız, akılcı ve zamanın ruhunu yakalayan bir Türkiye.

Photo by Parker Johnson on Unsplash